Bloglarım
Sümela Manastırı
Sümela Manastırı (Yunanca: Μονή Παναγίας Σουμελά Moni Panagias Sumela veya Moni Theotokou Soumela), Trabzon'un Maçka ilçesindeki Altındere Vadisi Millî Parkı sınırları içerisinde Meryem Ana Deresi'nin (Antik Yunanca adı: Panagia) batı yamaçlarında yer alan, Kara (Antik Yunanca adı: Mela) tepesinin üzerinde ve deniz seviyesinden 1.150 m yükseklikte konumlanmış Rum Ortodoks manastır ve kilise kompleksidir. MS 386 yılında inşa edilen yapı, 1923'te Türkiye ile Yunanistan mübadelesinden dolayı bir süre boş kalmış ve bugün müzeye çevirilmiştir.
Tarihçe
Kilisenin MS 365-395 tarihleri arasında inşa edildiği sanılmaktadır. Anadolu'da sıkça rastlanılan Kapadokya kiliseleri tarzında yapılmıştır; hatta Trabzon'da Maşatlık mevkiinde benzeri bir mağara kilisesi daha vardır. Kilisenin ilk kuruluşu ile manastır haline dönüşümü arasındaki bin yıllık dönem hakkında fazla bir şey bilinmemektedir. Karadeniz Rumları arasında anlatılan bir efsaneye göre Atinalı Barnabas ile Sophronios adlı iki keşiş aynı rüyayı görmüşler; rüyalarında, İsa'nın öğrencilerinden Aziz Luka'nın yaptığı üç Panagia ikonundan, Meryem'in bebek İsa'yı kollarında tuttuğu ikonun bulunduğu yer olarak Sümela'nın yerini görmüşler. Bunun üzerine birbirlerinden habersiz olarak deniz yoluyla Trabzon'a gelmiş, orada karşılaşıp gördükleri rüyaları birbirlerine anlatmış ve ilk kilisenin temelini atmışlardır. Bununla birlikte manastırdaki fresklerde sıkça yer alıp, özel bir önem verilen Trabzon İmparatoru III. Aleksios'un (1349-1390) manastırın gerçek kurucusu olduğu sanılmaktadır.[1] 14. yüzyılda Türkmen akınlarına maruz kalan kentin savunmasında ileri karakol görevi üstlenen manastırın statüsünde Osmanlı fethinden sonra bir değişiklik olmamıştır. Yavuz Sultan Selim'in Trabzon'daki şehzadeliği sırasında buraya iki büyük şamdan hediye ettiği bilinmektedir. Fatih Sultan Mehmed, II. Murat, I. Selim, II. Selim, III. Murad, İbrahim, IV. Mehmed, II. Süleyman ve III. Ahmed'in de manastırla ilgili birer fermanları bulunmaktadır. Osmanlı döneminde manastıra sağlanan imtiyazlar, Trabzon ve Gümüşhane bölgesinin İslamlaşması sırasında özellikle Maçka ve kuzey Gümüşhane'de Hristiyan ve gizli Hristiyan köyleri ile çevrili bir alan oluşturmuştur.[1] 18 Nisan 1916'dan 24 Şubat 1918'e kadar süren Rus işgali sırasında Maçka civarındaki diğer manastırlar gibi bağımsız bir Pontus devleti kurmak isteyen Rum milislerin karargahı olmuş, zorunlu nüfus mübadelesi ile bölgedeki Hristiyanların Yunanistan'a gönderilmesinin ardından önemini yitirerek T.C. Kültür Bakanlığı tarafından yakın zamanda onarılana dek kaderine terk edilmiştir.[1] Yunanistan'a mübadele ile göçen Karadenizli Rumlar Karaferye (Veria) kentinde Sümela adını verdikleri yeni bir kilise inşa etmişlerdir. Her yıl Ağustos ayında tıpkı geçmişte Trabzon Sümela'da yaptıkları gibi yeni manastırın çevresinde geniş katılımlı şenlikler düzenlemektedirler. 2010 yılında Türkiye Cumhuriyeti Hükûmeti'nin izni ile Hristiyanlarca Meryem Ana'nın göğe yükseliş günü olarak kabul edilen ve kutsal sayılan 15 Ağustos günü 88 yıl aradan sonra ilk ayin düzenlenmiş, ayini İstanbul Rum Ortodoks Patrikhanesi Ekümenik Patriği I. Bartholomeos yönetmiştir.Freskler
Sümela Manastırı'nda bir fresk Kilisenin içi fresklerle kaplıdır: Kilise içinde Meryem figürleri Gürcülerin kullandıkları Gürcü Madonna şeklinde resmedilmiştir. Asıl kilisenin apsis kısmında, güney duvarında yukarıda Meryem'in doğuşu ve mabede sunuluşu, tebliğ, İsa'nın doğuşu, mabede sunuluşu ve hayatı, altta İncilden resimler. Güney kapısında Meryem'in ölümü ve havariler. Kilisenin doğuya bakan yukarı kısmında 2. sırada tekvin, Ademin yaratılışı, Havva'nın yaratılışı, Tanrı'ın tembihi, İsyan (Adem ile Havva'nın yasak meyveyi yemeleri), Cennetten kovulma. 3. sırada: Dirilme, Thomas'ın şüphesi, Kabirde bir melek, Nikaia (İznik) konsili. Apsis kısmının dışında, yukarıda Mikâil, Cebrail bulunmaktadır Devamını Oku
Trabzon Atatürk Köşkü
Trabzon Atatürk Köşkü, Trabzon'un Ortahisar ilçesinin Soğuksu semtinde küçük bir çam korusu içinde yer bir köşktür. Trabzon eşrafından, ticaret ve bankerlik yapan, Rum asıllı Konstantin Kabayanidis tarafından yazlık olarak kullanılmak üzere yaptırılmıştır. Yapımına 1890'da başlanıp 1912'de tamamlanmıştır. Taş, tuğla ve ahşap malzemeler ile yığma yapı tekniği kullanılarak yapılan ve bodrumu ile birlikte dört kattan oluşan köşk, Batı Rönesans mimarisinin etkilerini taşır. Mübadele sonrasında 1923'te mülkiyeti Hazine'ye geçmiştir. 1930 yılında Trabzon İl İdaresi tarafından satın alınmış, İl Daimi Encümeni 18.05.1931 tarih ve 361 sayılı kararı ile Cumhurbaşkanı Gazi Mustafa Kemal Paşa adına temlik edilmiştir. Trabzon ziyaretlerinde Atatürk çok beğendiği bu köşkte kalmıştır. 11 Haziran 1937 gecesi bütün mal varlıklarını Türk ulusuna armağan etme kararını burada almış ve gereğinin yapılması için başbakana talimat vermiştir. Atatürk'ün ölümünden sonra köşk, vasiyetnamesindeki listede yer almadığı için, 07.12.1938 tarih, 938/2509 esas ve 1627 sayılı Ankara Asliye Hukuk Hakimliği kararı ile yasal varisi olan kız kardeşi Makbule Boysan'a intikal ettirilmiştir. Daha sonra ise, 06.08.1942 tarih ve 476/286 sayılı Trabzon Asliye Hukuk Hakimliği kararı ile Atatürk Müzesi olarak kullanılmak üzere Trabzon Belediyesi tarafından satın alınarak istimlak bedeli olan 10.000 TL ($116.543) Makbule Boysan'a 30.03.1943 tarihinde ödenmiştir. Bina 0604.1943 tarih ve 243/642 sayılı Trabzon İcra Memurluğu kararıyla Belediye adına tescil edilmiş ve aynı yıl o dönemde kullanılan eşyalarla dekore edilerek "Atatürk Müzesi" olarak ziyarete açılmıştır. Günümüzde bakım hizmetleri Trabzon Büyükşehir Belediyesi tarafından karşılanmaktadır. Zaman zaman tadilat dolayısıyla kapatılan köşk, haftanın her günü ziyarete açıktır. Trabzon Atatürk Köşkü şehrin merkezinden araç ile yaklaşık 5-10 dakika mesafede bulunmaktadır. Şehir içi dolmuşlar bölgeye hizmet vermemekte olup Trabzon Büyükşehir Belediyesi otobüslerinin ring seferleri ile ulaşılması mümkündür. Ayrıca, şehirde bulunan bazı tur firmalarının şehir içi paket turlarına katılarak da gezilmesi mümkündür.
Devamını Oku
Kastamonu Saat Kulesi
Kastamonu Saat Kulesi, Kastamonu ilinin Kastamonu ilçesinde bulunan saat kulesi. Yaklaşık 12 metre yüksekliğinde olan ve kesme taştan imal edilen[1] saat kulesinin Doğu Arap rakamlarının yer aldığı 1,60 metre çapındaki saat kadranının II. Abdülhamid tarafından gönderildiği rivayet edilmektedir.[2] Kule son olarak 2002 yılında restore edilmiştir.
Devamını Oku
Trabzon Kalesi
Trabzon Kalesi, Trabzon'un Ortahisar ilçesinin en yüksek kesiminde bulunan bir kaledir, Trabzon'da günümüze en iyi durumda ulaşabilen eserlerin başında gelmektedir. Deniz kıyısından başlayarak şehrin arkasındaki tepelere kadar uzanan Trabzon kalesi, Bizans Çağı’na ait eski temeller üzerinde yükselmiştir. Yukarı Hisar, Orta Hisar ve Aşağı Hisar olmak üzere üç ayrı bölümden meydana gelen kale, eski anıtlardan toplanan taşlardan yapılmıştır. Ne var ki yüzyılımızın başlarında aynı kalenin taşları bu kez yeni binaların yapımında kullanılmıştır. Yukarı Hisar’ın 300 m Kuzeyindeki tiyatrodan ise hiçbir kalıntı günümüze ulaşamamıştır.[1][2] Evliya Çelebi bu kaleden şöyle söz etmiştir: “Dağ tarafında cehennem kuyusuna benzer bir derin hendeği vardır ki yetmiş yedi adam girer. Safi kesme kayadır. İçinde camii, muhafazacı evleri, mahzenleri, cebehâneleri vardır”. Yukarı Hisar, iç kalenin koruyucusu olup, aynı zamanda akropol görevini üstlenmiştir. MÖ 2000 yıllarında ilk kalenin yapıldığı sanılmaktadır. Dmitry Pakhomov tarafından 1916 yılında çizilmiş Trabzon Kalesi. Kalenin planı Bazı eski kaynaklarda hipodrom kalıntıları, kule, hamam ve saray gibi yapıların burada var olduğundan söz edilmiştir. Saray diye tanımlanan yapının kalıntılarından kesme taştan, kare plânlı olduğu anlaşılmaktadır. Büyük bir rastlantıyla İmparator I. Iustinianus zamanında yaptırılan bölümlerde surlar yuvarlak görünümler vererek devam etmişlerdir. Çeşitli devirlerde değişikliklere uğrayan iç kale, diğer hisarlardan daha yüksek olup, güneydeki iki katlı kalın bir sur ve kulelerle daha da sağlamlaştırılmıştır. İç kalenin doğusu, Kuzgundere'ye bakan yamaçları yine surlarla korunmuştur. Moloz ve blok taşlardan oluşan bu bölümlerde bazen insan kabartmalarına da rastlanmıştır. Trabzon Müzesi'nde bulunan Osmanlı dönemine tarihlendirilen bazı kitabeler de sur duvarları arasında bulunmuştur. İmparator II. Aleksios (1297–1330) yaptırdığı Orta Hisar, Yukarı Hisar ve İç Kale'nin devamı olup, muntazam bir görünüme sahip değildir. Hisarın batısında imaret ve Zağanos kapıları, diğer bölümlerde Tabakhane ile Kule kapıları yer almaktadır. Ayrıca burada Ortahisar Fatih Camisi (Panagia Chrysokephalos Kilisesi), Yeni Cuma Camisi (Hagios Eugenius), Hükûmet Konağı, Zağnos Köprüsü, Kule Hamamı, Çifte Hamam, Amasya Camisi, Şirin Hatun Camisi ve Musa Paşa Camisi yer almıştır. Aşağı Hisar, batıdan Zağanos burcunun hemen yanı başından denize kadar inmektedir. Doğusunda Pazar ve Mumhane kapılarının bulunduğu bu surlar güneyde Orta Hisar surlarıyla birleşmektedir. Aşağı Hisar'ın çevresinde St.Andrea Kilisesi (Molla Siyah Camisi), Hoca Halil Camisi, Pazarkapı Camisi, Kundupoğlu ve Yarımbıyıkoğlu Evleri, Sekiz Düzenli Hamam, Tophane Hamamı, Hacı Arif Hamamı, İskender Paşa Çeşmeleri gibi tarihi eserler yer almıştır.[3] Trabzon Kalesinin bu bölümü İmparator Aleksios II zamanında (1287–1330) yapılmıştır. Ancak Aşağı Hisar'daki Moloz Tabyası'nın kapısı üzerinde Fatih Sultan Mehmet'in yaptırdığını belirten bir tuğra ile kitabe bulunmaktadır.
Devamını Oku
Çamlıhemşin
Çamlıhemşin (Lazca: ვიჯა / Vica ya da ვიჯაკუდელი / Vicaǩudeli), Rize'nin bir ilçesi ve bu ilçenin idarî merkezidir.
Etimoloji
Çamlıhemşin kasabasını oluşturan eski iki köyün adı olan "Vica" ya da "Vija", Kartveli kökenli *weʒ₁- formundan türemiştir ve Lazcada "maden suyu, ılıca, kaplıca" anlamına gelir.[4]Tarihçe
Çamlıhemşin kasabası, Vica veya Vice adını taşıyan iki köy yerleşimine dayanır. Bu iki köy, 1876 tarihli Trabzon vilayeti salnamesinde Vice-i Süfla (Aşağı Vice) ve Vice-i Ulya (Yukarı Vice) olarak geçer. Bu iki yerleşim bu sırada Trabzon vilayetinin Lazistan sancağının Atina kazasına bağlı Hemşin nahiyesinin köylerinden biriydi.[5] Bu köyler 1950 genel nüfus sayımında da aynı adlarla kaydedilmiştir.[6] 1935 genel nüfus sayımında "Viceiulya" olarak kaydedilmiş olan Yukarı Vice'de 279 kişi, "Viceisüflâ" olarak kaydedilmiş olan Aşağı Vice'de de 394 kişi yaşıyordu. Bu tarihte bu iki köy, Rize ve Artvin vilayetlerine yerine kurulmuş olan Çoruh vilayetinin Pazar kazasının Hemşin nahiyesine bağlıydı.[7] 1953 yılında Ardeşen ilçesi tesis edilince, Vice köyleri bu ilçeye bağlı olarak kurulan Çamlıca nahiyesinde yer alıyordu. 1955 genel nüfus sayımında “Viceiülya” şeklinde yazılan Yukarı Vice köyü, bu nahiyenin idarî merkeziydi.[8] Aşağı Vice köyü ise, Yukarı Vice köyüne bir mahalle olarak bağlanmış olmalıdır. Çamlıca nahiyesi 1957 yılında Çamlıhemşin ilçesine dönüşünce, Yukarı Vice köyü de Çamlıhemşin kasabası olmuştur. 1960 genel nüfus sayımında Çamlıhemşin kasabasının nüfusu, 908'i erkek ve 1.319'u kadın olmak üzere, 2.227 kişiden oluşuyordu. Çamlıhemşin ilçesi ise, 22 köyü kapsıyordu ve toplam nüfusu 10.327 kişiden oluşuyordu.[9]Coğrafya
Çamlıhemşin belediye binası yanındaki Peçamçoy Şelalesi Pazar, Ardeşen, Çayeli, Hemşin, İspir, İkizdere ve Yusufeli ilçeleri ile sınırları olan Çamlıhemşin; Doğu Karadeniz Bölümü'nde Rize ilinin ilçe merkezlerinden biri olup, kıyıdan içeride Fırtına Deresi vadisi 41.8 kuzey enlemi ile 41.01 doğu boylamının kesinleştiği noktada, vadi tabanında denizden yüksekliği 300 metre dolayında bulunmaktadır. Bazı mahallelerde ise bu yükseklik 700 metreyi aşmaktadır. İlçenin yüzölçümü 897 km²’dir.[10] Bu alanın %80'i ormanla kaplı, dağınık ve tepelik alanlardan ibaret olup, düz alanlar hemen hemen yok gibidir. Çamlıhemşin, Rize ilinin denize sınırı olmayan ilçelerinden biridir. Denizden güneye doğru 22 km'lik kara yolu uzunluğunda ve içeridedir. İlçenin güneyi, doğu-batı doğrultusunda kavis çizen ve denize paralel olan, yükseklikleri 2.000-4.000 metreyi bulan Kaçkar Dağları ile çevrilidir. Bu dağ silsileleri içinde 3.932 metre yüksekliğe sahip Kaçkar Dağı yine yüksekliği 3.711 metreye ulaşan Verçenik Dağı ve yükseltileri 2.000 metreyi geçen birçok dağ ve tepeleri mevcuttur. Kaçkar Dağları üzerinde jeomorfolojik olaylar sonucu oluşmuş birçok irili ufaklı krater gölleri mevcuttur. Büyük Deniz Gölü, Meterez Gölü, Yıldız Gölü, Dönen Gölü, Serincef Gölü ve Kara Göl bunlardan bazılarıdır. Arazinin meyilli olması nedeni ile ilçedeki akarsular 70 km'lik bir uzaklıktan 3.000 m rakımdan 0 rakıma düşmektedir. İlçe merkezinden geçen Fırtına Deresi'nden dolayı da Fırtına Vadisi olarak anılır. Fırtına Deresi, Kaçkar ve Verçenik vadilerinden gelen Elevit Deresi ve Palovit Deresinin birleşimi olan büyük dere ile Hala Deresinin (Ayder Deresi) birleşmesinden oluşur. Fırtına Deresi Pazar, Ardeşen sınırından Karadeniz'e dökülür. İlçede çok sayıda şelale bulunmaktadır.[11] Bunlardan biri olan Peçamçoy Şelalesi, yaklaşık 100 metre yükseklikten Çamlıhemşin Belediye Binası'nın yanından dökülmektedir. Temmuz 2012'deki şiddetli yağış sonrası menfezler şelale suyunu tutmakta yetersiz kalmış ve şelaleden akan su yollara taşmıştı.[12] İklimi her mevsim yağışlıdır. Sıcaklık kışın -7 dereceye kadar düşmekte, yazın ise 25 dereceye kadar yükselmektedir. Günlük en yüksek sıcaklık farkı 23,6 derece olmaktadır. Yıllık metrekareye düşen yağış miktarı 245 cm³ü bulmaktadır. Havadaki nem oranı ise %10 ile %97 arasında değişmektedir. Devamını Oku
Yason Kilisesi
Yason Kilisesi, Ordu ilinin Perşembe ilçesinde, Yason Burnu'nda bulunan Rum Ortodoks kilisesidir. Meryem Ana'ya adandığı için Panagia Rum Ortodoks Kilisesi olarak da bilinir. Üzerinde yer aldığı burundan dolayı Yason Kilisesi olarak anılır. Yason adının, Altın Post'un peşinden Kolheti (Batı Gürcistan) ülkesine giden Argonotların önderi İason'dan geldiği düşünülmektedir.[1] Perşembe ilçesinin Çaytepe köyünde bulunan Yason Kilisesi'nin inşa tarihi bilinmemektedir. Batı cephesinde giriş kapısının alınlığındaki 1868 tarihinin kilisenin onarım tarihi olduğu tahmin edilmektedir.[2] Koyu gri kesme taşlarla inşa edilmiş olan yapıda yer yer açık renk taşlar kullanılmıştır.[3] Yason Kilisesi, Ünye'deki Rum Ortodoks kilisesi Yalı Kilisesi gibi dikdörtgen planlı, üç nefli ve üç apsisli bir yapıdır. Apsisler kilisenin doğu cephesinden yarım silindirik ama köşeli bir forma sahip olup dışarı taşmıştır. Ortadaki apsis yan apsislere göre hayli geniştir. Ortadaki apsis beş köşeli, yan apsisler ise üçer köşelidir. Her apsiste birer pencere bulunur. Orta apsisteki pencere lentolu olup yuvarlak kemerli bir alınlığa sahiptir. Biri doğuda ve diğeri güneyde olmak üzere kilisenin iki giriş kapısı bulunmaktadır. Doğu kapısı daha büyük olup alınlıkta ve yan çerçevelerinde kabartma süslemeler bulunur. Güneydeki kapı ise küçük ve yalındır.[1] Yason Kilisesi'nin güney cephesinde lentolu üç adet pencere vardır. Bu pencereler kemerli alınlıklara sahiptir. Kuzey cephesinde de üç adet lentolu ve kemerli pencere yer alır. İki cephedeki pencerelerin alınlık ve çerçeveleri restorasyon sırasında yenilenmiştir. Kilisesin naos bölümünün çatı örtüsünün ortasında küçük bir kubbe bulunur. Kubbe 2004 yılında tamamen yenilenmiştir.[1] Yason Kilisesi'nin iç mekânı, iki sıra üçer sütunla bölünmüş üç neften oluşur. Orta nef yan neflerden daha geniş tutulmuştur. Kilisesin küçük kubbesi orta nefin üstüne yer alır. Sütunlar yekpare olup kare kaideler üzerine oturtulmuştur ve yalın sütun başlıklarla son bulur. İç kısımda orta apsisin kuzey duvarında iki niş, kuzey apsisin yine kuzey duvarında bir niş yer alır
Devamını Oku